Bir çocuk çigligi kulaklarimda yankilaniyor... Kulaklarimi tikamak istiyorum ama beynimde yankilaniyor adeta... Kan içindeki yüzü gözlerimin önünden hiç gitmiyor... “Acaba” diyorum kendi kendime... “Acaba yardim etmek için ne yapmaliyim?, Bir banka hesabina para mi yatirsam? Ya da bir kampanya araciligi ile elimden geldigince destek mi olayim bu çaresiz insanlara..?” Peki ya sonra? Sefil hayatima devam ederim. Sicak odamda televizyon basinda, canli canli yayinlanan savasi izlerim... yemegi mi yerim... arkadasim arar... disari çikar, egleneriz... Bir an için belki aramizda Gazze’yi konusuruz... Sonra yine yasamimiza kaldigimiz yerden devam ederiz.
Ne de olsa bizim hiç kafamiza bomba düsmedi... Etrafimizda bagiran yaralilarin çigliklarini duymadik... Savas bizim için sokaklarda tepki gösteren insanlarin agzindaki haykiristi sadece... Ya da seyirci koltugunda bir katliami en ön siradan izlemekti...
***
“Tepki göstermek”, “Üzülmek”, “Dua etmek” ya da “Yardim etmek...” Iste ‘çaresizlik’ için üretilen çareler bunlar... Gazze’ye düsen ilk bomba kadar öfkeliyim... Ölüm tacirleri, ölümü bu kadar ucuza satarken, içimden sadece bagirmak gelmiyor... Kan yani basimizda oluk oluk akiyor... “Sira bizde” diyorlar, sonra da uyuyorlar...
Sabahin köründe, bir bomba sesi ile uyanmak kadar kötü geliyor degil mi, saatin zili? Erkenden ise gitmek ve hala kimin için para kazandigini anlayamamak... Sen hayatin anlamini araya dururken, baskalari hayatini kurtarmaya çalisiyor... Gazetelerin sayfasi her gün kan kirmizi renginde çikiyor... Ama spor sayfasi daha renkli geliyor insana...
Tepki göstermeyi kendine görev edinen yurdum insani, “hakli” tepkisini sokaklara çikarak gösterdi. Filistin halkinin yaninda oldugunu haykirarak, Israil’e lanet yagdirdi. Ülke çapinda tepki gösteren bu insanlarin bir kismi da yarasi kanayan bölgeye “yardim” oldu akti...
“Peki baska ne yapalim yani...?” diyoruz sonra kendimizi teselli etmek için... Belki de çaresizlik insani deli eden... Insanin en büyük savasi kendisiyle degil de, iste bu çaresizlikle olmasin sakin???
***
Bastan asagiya bedenim titriyor... Avuçlarima bakiyorum kaniyor... Yumrugumu sikiyorum... “Bu kani kimse görmemeli” dercesine sakliyorum elimin içinde... Hepimizin eline bu kandan bulasmadi mi sizce? Silmek kolay degil, yara bantlari ile kapatmak ise çözüm degil... Dünya devleri bu kani saklamak için ellerini arkalarina bagladi... Yani çare üretmesi gereken çaresizler, aslinda herseye seyirciler...
Sokagin ortasina çikip, gözlerinden yaslar akarken, bogazlarini yirtarcasina bagiran insanlar ise ellerinden bir sey gelmedigi için bagiriyorlar... Ama seslerini duyan var mi bilinmez...
***
“Iste yine bir gün sona erdi” diyorum kendi kendime... Hayatimizdan bir gün daha eksildi.... Birileri için bugün hayatinin son günüydü... Birileri için ise ilk günü... Belki de Gazze’de yikintilarin arasindan yükselen bir bebek sesi... Bu bebek ki; bir sekilde katliamdan kurtulacak ve büyümeyi basaracak...
Kimbilir belki de ögrenimini en iyi sekilde tamamlayacak ve savasta kaybettigi ailesini yasatmak için dünyanin önde gelen bir baris temsilcisi olacak...
“Baris”... Bugünlerde bizlere ne kadar uzak bir kelime...
***
Bir çocuk çigligi kulaklarimda yankilaniyor... Kulaklarimi tikamak istiyorum ama beynimde yankilanmasina engel olamiyorum... Kan içindeki yüzü gözlerimin önünden hiç gitmiyor... Bagirmak istiyorum... Bagiramiyorum... Sahi, bagirsam sesimi duyarlar mi acaba?
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol