Yüksek bir binanin tepesine çikiyorum… O kadar yüksek ki, bulutlara uzansam dokunacak gibiyim. Sonra yavasça binanin kösesine dogru ilerliyorum ve kafami uzatiyorum… Asagiya bakiyorum… Insanlara… Hepsi birer küçük karinca gibi gözüküyorlar…
Hepsinde bir telas var… Herkes kendi derdinin denizinde boguluyor sanki… Bütün karincalar kosusturuyor ama kimse kimseye çarpmiyor… Kimse kimseyle konusmuyor… Sadece gündelik hayatin kendilerine göre büyük, ama aslinda yasam karsisinda hiçbir degeri olmayan sorunlari ile bogusuyorlar.
Sonra karincalari düsünmeye basliyorum… Kendi kendime üç farkli karinca kategorisi yaratiyorum. 1) Küçük karincalar; Hayatin tüm agirligini omuzlarina alir, yine de sikâyet etmezler… Yuvalara yiyecekleri hep onlar tasir… Ödül beklemezler, yine de hep ezilen onlardir bu âlemde… 2) Büyük karincalar; Onlar da çaliskandir… Ama "bedava"yi da hiç kaçirmazlar. Sürekli küçük karincalara yüklenirler… Onlarin sirtindan geçinirler… 3) Dev Karincalar; Bu dünyayi onlar yönetirler. (ya da yönettiklerini zannederler) Karar mekanizmasi onlarin elindedir… "Bir karinca ne kadar yemek yemelidir" gibi daha birçok soruya hep onlar karar verir. Büyük karincalari kullanarak, küçük karincalari kontrol ederler… Çünkü bilirler ki; bu dünya küçük karincalar sayesinde dönmektedir…
***
Bu düsüncelerden siyrilip, tekrar basimi asagiya dogru uzatiyorum… Karincaya benzeyen insanlara uzun uzun bakiyorum… Hep bakiyorum… Ama bir tanesi de merak edip basini yukari kaldirmiyor… Çünkü kaldiramazlar… "Yasak!" Bir tanesi bakmayi denesin hele… Büyük bir karinca hemen olay yerine gelir ve cezasini verir…
Daha dikkatli bakiyorum onlara… Hissetmeye basliyorum… Hepsinde birer umut kirintisi var… Bos degil hiçbiri… Bir gün özgür kalacaklarina, kendi yiyeceklerini tasidiktan sonra onu afiyetle yiyeceklerine ve sevdikleri ile beraber doganin kucaginda mutlulukla yasayacaklarina inaniyorlar. Gülümsüyorum… "Ne de olsa umuttur canlinin yasama sevincini daim kilan" diyorum kendi kendime…
Hayati anlamli yapmak adina, yürek çarpintisi gibi kosan ayaklar, sonsuzluga kadar uzanacak mi, merak ediyorum… Insanoglu'nun bu evrendeki hâkimiyeti, daha ne kadar sürecek?
***
Küçük bir karinca tüm dünyayi degistirebilir mi? O bilinmez… Koskoca dünya üzerinde hepimiz birer karincayiz aslinda… Birileri bizi böyle izliyor… Ama her bir küçük karincanin haykirisi, birlesip büyük bir çigliga da dönüsebilir. O nefret ettiginiz hayatiniz, belki de size verilmis en büyük ödüldür. Bence önemli olan onu doyasiya yasamak…
Basimizi her zaman önümüze egmenin ve gözlerimizi kapali tutmanin getirdigi sonuç; dev karincalarin hükümdarligini kabul etmek demektir. Büyük karincalar tepemizde dolastigi sürece ve yiyeceklerimize göz koyduklari sürece, kafamizi asla gökyüzüne kaldiramaz ve bulutlari göremeyiz.
Lütfen bundan sonra yolda giderken bastiginiz yerlere dikkat edin, adimlarinizi dikkatli atin, piknige gittiginiz zaman ormanda temkinli yürüyün… Zira yanlislikla bir karinca ezebilirsiniz… Ve ezdiginiz o karinca, kendi dünyasini degistirmeye çalisan bir karinca olabilir…
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana "karinca masali" az…
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol