Milli Egitim Bakanligi ve Turkcell isbirligi ile hayata geçirilen “Gönül Köprüsü” projesi sayesinde 120 bin ögrenci 3 bin otobüsle Türkiye'nin en dogusundan en batisina tasiniyor. Böylece ögrenciler, hiç görmedigi illerde yeni yeni dostluklar kazaniyor, o sehrin tarihi ve turistik yerlerini görme imkâni buluyorlar.
Geçtigimiz günlerde Kirklarelili ögrenciler de Kayseri’ye gittiler. Ancak bu proje kapsaminda ziyaret edilecek sehirler arasinda Kirklareli yer almiyor. Yani dogu ile bati arasinda kurulan gönül köprüsünde, ülkemizin en batisinda yer alan Kirklareli proje kapsaminda bulunmuyor… Bu durum size de garip gelmiyor mu?
***
Ögrenci yurdunda kalmaya basladigim ilk günlerde yeni yeni dostluklar edinmeye baslamistim… Elbette yeni bir ortama alismaya çalistiginiz zaman, dogal olarak bir hemseri ariyor, bulunca onu kendinize daha yakin hissediyorsunuz… Benim kaldigim yerde hiçbir Kirklarelili ögrenci yoktu…
O dönemlerde arkasinda “Kirklareli Atatürk Lisesi” yazan bir esortman giyerek, yurt koridorlarinda geziniyordum… Bir gün odamda otururken, aniden kapi açildi ve içeriye heyecanli oldugu her halinden belli bir ögrenci girdi. Ögrenci; “Burada Kirikkaleli bir çocuk kaliyormus, dogru mu?” diye sordu. Ben de gülümseyerek; “Hayir” dedim. “Kirikkale degil, Kirklareli!” Çocuk büyük bir hayal kirikligi yasayarak, disariya çikti…
Bu küçük hikâye aslinda Kirklareli’nin kendisini tanitma yönündeki en büyük probleminin kisa bir özetini teskil ediyor. Yillar boyunca birbiri ile karistirilan bu iki il, gerek posta-kargo sektöründe yasanan anlasmazliklara, gerekse harf benzerliginin getirdigi türlü tersliklere yol açti. Bizler de birer Kirklarelili olarak, ilimize “Kirikkale” dendigi zaman sinirlerimize hakim olamadik ve olamiyoruz da (hakli olarak)…
***
Kirklareli’ne yeni tayini çikan görevli bir memur, “Ben acaba tam olarak nereye gidecegim?” derken haritada elini Iç Anadolu bölgesi taraflarinda gezdiriyorsa… Bir ortaokul veya lise ögrencisine “Söyle bakalim Kirklareli nerede?” dendiginde, asili duran haritaya bos gözlerle bakiyorsa… Sorun kimde olur acaba? Bizde mi, yoksa onlarda mi?
“Gönül Köprüsü” projesi, amaç açisindan oldukça güzel bir misyonu üstleniyor. Dogu ile bati arasinda bir köprü olusturmak ve ögrencilere hayatlarinda her zaman hatirlayacagi unutulmaz günler yasatmak… Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanimak… Belki de en önemlisi, hayatinda bir kere bile göremeyecegi degisik bir memleket görmek…
Projede Kirklareli’nin ziyaret kapsamina alinmamasi (simdilik) “Dogu ile Bati arasindaki köprü” sloganina oldukça tezat düsüyor. Böylece Gönül Köprüsü’nün “bati ayagi” zayif kaliyor… Halbuki, güzel olmaz miydi Hakkari’den, Kars’tan, Van’dan çocuklar gelsin, buralari da görsün…
Simdi tekrar soruyum; Yillarca Kirklareli’nin diger illerimizde yasayan insanlar tarafindan çokça taninmadigindan yakiniyoruz… Ancak böyle projeler çiktiginda da Kirklareli’ni bir kenara atiyoruz… Allah askina söyleyin, suç kimde?
***
Milli Egitim Bakanligi ve Turkcell’in ortak çalismasi ile olusturulan “Gönül Köprüsü” projesi, genis kapsamli bir proje… Yani belki de kisa bir süre sonra, ya da gelecek yil Kirklareli ziyaret kapsamina alinabilir…
Belki de biz yaniliyoruzdur… Belki de Kirklareli’ne bir ögrenci kafilesi gönderdiler, ama yanlislikla Kirikkale’ye gittiler… Olamaz mi?
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol