Günesin dogusuna küfreder olduk!

“Umutsuzluk” insanin yakalanabilecegi en büyük hastaliktir. Ruhen ölümcüldür… Kapildiginiz zaman, vazgeçtiginiz zaman, geriye dönüs asla yoktur… Ve dünyanin en tehlikeli insani; kaybedecek hiçbir seyi olmadigini düsünen kisidir…

Umutsuzlugun baslangici ise karamsarliktir… Su an ülke olarak hepimizin tasidigi bu duygu, bilinçaltimiza öyle bir yerlesti ki, güzellikleri göremez olduk… “Bu ülkede iyi seyler de oluyor” diyeni elimizde sopayla kovalar hale geldik… Hâlbuki farkli gözlüklerle dünyaya baktiginiz zaman, daha önce hiç görmediginiz ya da hiç fark etmediginiz seyleri görebilirsiniz.

Örnegin; Ülkemizdeki bütün esnaflarin agzindan çikan tek ortak cümle; “Isler kötü… Ve daha da kötüye gidiyor.”

Siftahsiz dükkân kapatan, borçlarini ödeyebilmek için büyük güçlüklere katlanan, yani gerçekten “kazanamayan” esnaflara sözümüz yok… Ancak bir is adami hem kazaniyor, hem de hala papagan gibi “isler kötü” diyebiliyorsa, bu bilinçaltina yerlesen bir karamsarlik çipinin yarattigi etkiden baska bir sey degildir… Bu insanlar hayatlari boyunca günesin dogmasini istemezler ve çiçeklerden nefret ederler… Renkli gözlüklerini atip kiran, siyah gözlüklerini takarak sonsuza kadar çikarmamaya kararli bu insanlar, umutsuzluk hastaligina yakalanmak üzereler… Bu tür insanlarin dükkânlarindan alis-veris yaparken alacaginiz ürün hakkinda fazla soru sormamaya çalisin… Basiniza bir sey gelmesin…

***

Makro konulara ise hiç deginmek istemiyorum… Ülke ekonomisinin her geçen gün giderek kötüye gitmesi, ekonomik degerlerimizi kaybetmemiz, gelir dagilimindaki esitsizlik, issizlik, siyaset, terör vs… vs… vs… kafamiz her gün bunlarla doluyor (ve dolduruluyor) zaten…

Iste çizilen bu karanlik tablolar, insanin ister istemez suratinin asilmasina ve hayata bakis açisinin olumsuz yönde etkilenmesine sebep oluyor.

Günün stresi ile yeterince dolduktan ve eve geldikten sonra bir hata yapip televizyonunuzu açarsaniz, daha da karamsar oluyorsunuz…. Kaynaklarini nereden sagladigi bilinmeyen ve sürekli kiyamet alameti gibi felaket çigirtkanligi yapan haber ile haber programlarindan tutun da, sürekli aci ve nefret empoze eden dizi filmlere, sinema filmlerine kadar, hatta sevgilisinden ayrildi diye intihar etmeyi düsünen sarkicinin sarkilarina kadar herkes, ama herkes karamsarlik yaymaya devam ediyor…

***

Peki, bir devlet dairesine girdiginiz zaman, surati asik memurlar arasindan güler yüzlü bir memur siyrilip, size yardimci oldugunda hiç sevinmediniz mi? Ya da kayboldugunuz zaman yolda birini görüp adres sordugunuzda ve size dogru adres tarif edildiginde memnun olmadiniz mi?

Sizin ya da yakininizin basina bir kaza geldigi zaman ve hiç tanimadiginiz birisinden yardim gördügünüz zaman; “Su dünyada ne kadar iyi insanlar var” diye düsünmediniz mi? Ülkemizde yatirimsal açidan büyük bir basari yakalayan isadamlarimiz ile hiç övünmediniz mi? Televizyonda en sevdiginiz film ya da en sevdiginiz sarki çiktigi zaman kendinizi mutlu hissetmiyor musunuz?

Günesin dogmasindan siz de sikayetçi misiniz yoksa?   

   

 

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol