Hizir, "Benim gücüm az, zayifim, param yok, oy oranim düsük demeyin"

Saadet Partisi Kirklareli Il Baskani Murat Hizir, Tunus'ta baslayip Misir'da devam eden ve Ürdün ile Yemen'in de karismasina sebep olan halk ayaklanmalari ile ilgili bir basin açiklamasi yayimladi. Hizir, öncelikle halkin ayaklanmasini "Kelebek Etkisi" isimli göç olayina baglayan Baskan Hizir: 
"Bundan uzun yillar önce dünyanin simdiye kadar gördügü en büyük kasirga Avustralya'yi yerle bir edip yönünü Çin ve Hindistan'a çeviriyor. Son anda ise Pasifik okyanusuna dönerek bütün gücünü, enerjisini bosaltip kayboluyor. Bilim adamlari yillarca bu ani yön degistirme olayini arastirip ortak bir kanaate variyorlar. Her yil o tarihlerde milyonlarca kelebek Asya'dan Avustralya'ya göç ediyorlar. Bu göç esnasinda o kelebeklerin kanat çirpintilarinin olusturdugu esinti, bu muazzam güce sahip ve hizla gelen kasirgaya manivela görevi yaptirarak, kasirganin yön degistirmesine sebep oluyor. Iste buna meteorolojide (Schmetterling) kelebek etkisi deniyor" seklinde açikladi.
Hemen ardindan, isyana neden olan bir seyyar saticinin hikâyesine degindi.
Hizir sunlari kaydetti; "Tunus'ta üniversite mezunu issiz bir gencin, geçinmek için üç tekerlekli seyyar bir pazar arabasiyla sokaklarda seyyar saticilik yaparken, zabita tarafindan dövülüp, tezgâhina el konmasi sonucu kendini yakarak hayatina son vermesi ile birlikte ayni durumda olan milyonlarin bu öfke ile bir anda sokaklara çikmasi, Afrika ve Ortadogu diktatörlüklerini bir anda yikilma noktasina getirdi" diyen Hizir'in yaptigi basin açiklamasinin en belirgin kismi ise, "Åzimdi Tunus ta issiz bir gencin kendini yakmasiyla baslayan bu olay iki devlet baskaninin isini bitirdi, görünen o ki digerleri de sirada. Bu isin artik dönüsü yok çünkü bir atasözünde " cin siseden çikti " denmektedir. Bunu geri siseye sokmak artik çok zor. Artik Halkin kendine güveni geldi. Halklarin baski ile yönetilmesi, zengin topraklarda fakir bir yasanti sürmeleri, en temel ihtiyaçlarinin dahi karsilanmazken, bir avuç elit'in süper lüks bir yasanti sürmesi bu olayin tetiklenmesine sebep oldu. Misir halkinin dirençli, sabirli ve kararli durusu önümüzdeki günlerde adi Islam ülkesi olup baskici ve kukla yönetimler tarafindan yönetilen ülkelere örnek olacak. Gelelim Türkiye'ye; Türkiye de kelebek etkisi görevini Milli Görüsün temsilcisi Saadet Partisi üstlenmistir. Ispati söyle; 2009 yerel seçimlerine iki aydan az bir zaman kala, Gazze'de yasanan savasi telin etmek için Saadet Partimiz Istanbul da Çaglayan meydaninda bir  milyon kisiyi topladi. Seçimlere az bir zaman kala bu muazzam kalabaligi toplamayi basaran bir partinin önüne geçmek gerekir.  Sayin Basbakan da Davos'ta "one munite" sözünü söylemek zorunda kalmistir. Iste hükümete yön degistirten o meydanda zulme sessiz kalmayacagini haykiran milyonlarin çirpinislari ve buna vesile olan Saadet Partisidir. Bir baska önemli gelisme; IMF ve Dünya Bankasi ile yeni anlasmalar yapilmayarak ekonomiye yön verilmesidir. Bunu yapmak zorundaydilar çünkü arkadan gelen bir Saadet Partisi var, Saadet Partisi de IMF ve Dünya Bankasini istemez.  Åzimdi önümüzdeki günlerde Hükümetin Havuz sistemini kurarak her yil Faiz adi altinda rantiyeye aktarilan büyük paralarin önüne geçmeye çalisacagini da görecegiz. Yapmak zorundalar, yapmazlarsa arkada alternatif olarak duran Saadet Partisi var. Yoksa o gelir, o yapar. Bu yaziyi okuyan herkes artik bundan sonra kendini büyük firtinalara yön degistirtebilecek bir kelebek gibi görmelidir. Benim gücüm az, zayifim, param yok, oy oranim düsük mazeretleri içi bos mazeretlerdir.
Unutmayalim ki her bahar bir gülle baslar. Her kelebek büyük firtinalara yön degistirtecek gücü bünyesinde muhafaza eder."

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol