S.O.S

Geçen yil bu zamanlarda, gerek televizyonlar, gerekse gazeteler bas bas bagiriyorlardi… “Küresel isinma tehdidi” diyerek, felaket senaryolari yaratiliyor, herkesi duyarli olmaya davet ediyorlardi… Peki, simdi bu insanlar neredeler?

Farkinda misiniz su siralar “kendi kendine gündem yaratan ulusal medya” bu konuda hiçbir sey yazmiyor. Sanirim geçen yila oranla biraz daha serin geçen bu yaz mevsimi, dünyanin sonunu getiren kiyamet senaryolarini da bir kenara attirdi… Hâlbuki bir önceki yil ile bu yil arasinda iyiye giden hiçbir sey yok… Daha da kötüye gidiyor… Dünya hala “S.O.S” veriyor… Ama duyan var mi bilinmez…

Dünya nimetlerini sonunu getirircesine tüketen biz zavalli insanoglu, çaglar boyunca gezegenimizin ayakta duracagi bilinci ile yasadik. Öyle ya, nesiller doguyor, yasiyor, ölüyor ama dünya hala dönmeye devam ediyor… Ancak merak ediyorum; Insanlar yaslanip öldügüne göre, dünyanin da bir yasi oldugu ve onun da yaslanma ihtimalinin olacagi kimseye mantikli gelmiyor mu?

Gelisen teknoloji bir anlamda doganin da katili oldu… Bizler kendimizi “sanayi devrimi” ve “elektronik çag” masallariyla avuturken, “yesil” can çekismeye basladi… Ve bu uzun sürecin ardindan, en siddetli olarak geçen yil “uyanis” göstermemiz, beni bir hayli sasirtti dogrusu… “Bravo” dedim kendi kendime, “Erken uyandik, tüm bu olanlara”

***

Günes her gün dogar ve batar… Buharlasmanin ardindan yagmurlar yagar… Hava sogur; kis gelir, isinir; yaz gelir… Bu döngü içerisinde bizler de yasamlarimizi rahatlikla sürdürürüz. Ama “rahatimiz” bozulsun da istemeyiz hani… “Nereden çikti bu küresel isinma, ne güzel yasiyorduk iste” diyenler var… Hepimiz öyle diyoruz aslinda… Gerçeklerle yüzlesmek kimsenin isine gelmiyor…

Örnegin; yapilan “tasarruflu su harcama” uyarilari bir kulaktan giriyor, ötekinden çikiyor. Geçtigimiz günlerde gazetemizde yayinlanan bir haberi hatirlayin; “Esas su israfini belediye yapiyor” baslikli haberde, belediye isçileri tarafindan günde birkaç ögün sulanan çiçekler ve çimlere harcanan “can”suyu gözler önüne serilmisti. “Su tasarrufu yapin” diyen kim? Belediye. Suyu hunharca harcayan kim? Kendisi…

Bu kesmekes bir yana, tüm uyarilara ragmen dünyamizi gördügü bu “ilgisizlik” ve “umursamazlik” yok edecek gibi geliyor bana…

***

Bilim-kurgu senaryolarina çok da yabanci birisi degiliz. Izledigimiz o görkemli gise filmlerinin, ardinda saklanan gerçeklerin karsiniza çikabilecegini bir düsünsenize… Dünyaya çarpmaya hazirlanan meteorlar, küresel isinmanin getirdigi küresel soguma (!) baska gezegenlerde aranan hayatlar…

Dünyaya yaklasan bir göktasi oldugunu bilseniz ve gezegeninizin sadece iki günlük ömrü kaldigi gerçegi ile yüzlesmek zorunda olsaniz, ne yapardiniz? Ya da “su” yüzünden çikan savaslar esnasinda “bir yudum su” için insan öldürdügünüzü düsünebiliyor musunuz? Dünya’nin artik yasanamayacak bir hale gelmesi sonucunda, baska bir gezegende yasayabileceginizi bilip, oraya gitmek için verebileceginiz mücadeleyi hayal edebiliyor musunuz?

Insanoglu “gerçek” kiyamet senaryosunu, su anda kendi yaziyor. Sonunu ise nasil baglayacagi yine kendisinin ellerinde…

 

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol