Savas baltalari

1964 yilinda Amerikan savas gemileri, Kuzey Vietnam'a ait torpidolar tarafindan saldiriya ugradi. Ya da bize öyle aktarildi… ABD Vietnam'a 3 gün içerisinde savas ilan etti. 2005 yilinda ortaya çikan gerçekler, bir anda yüzümüze tokat gibi çarpti. 2 milyon insanin hayatini kaybettigi savasin "yanlis istihbarat"tan kaynaklandigi belirlendi.

"Irak'ta kitle imha silahlari var" dediler. Bu da "Sam amca"dan duydugumuz ilk yalan degildi. 11 Eylül saldirilarinin ardindan, elinde silahla etrafina deliler gibi saldirmaya baslayan, "süper güç" ne yapacagini sasirdi ve bir "senaryo" yazdi; "Irak'ta tüm dünyayi tehdit edecek düzeyde kitle imha silahlari var…" Yine savas ve yine kaybedilen hayatlar…

Bizlere unutturmaya çalissalar da, hala devam eden çatismalar, insanlarin yasamlarina mal olmaya devam ediyor… Simdi de Gürcistan'in Güney Osetya'yi isgaliyle baslayan Rus-Gürcistan savasi gündemde…

Tüm bunlar olurken, birdenbire 9 "canimizi" kaybettigimizi ögreniyor ve sarsiliyoruz… Içimiz kan agliyor… Üzülüyoruz… Her giden canin yeri kolay dolmuyor… Atalarimizin yadigârini korumak adina hayatlarini feda edenleri, rahmetle aniyoruz…

***

Sebebi neydi kizginligin? Silah tutan bu ellerin amaci neydi? Yüzyillardan beri gelen, içgüdüsel "üstünlügün" karsi konulmaz gücü mü? Yoksa baskalarinin topraklarina göz dikmek mi?

Savas baltalari gömülü oldugu topraklardan çikti çikali, rahat yüzü görmeyen toplumlar hep aci, kan ve gözyasina mahkûm oldular. Insanligin kaderi olsa gerek, geçmisten günümüze kadar gelen "öfke çemberi", barisi sürekli olarak sirtindan biçakladi. Uygar dedigimiz ülkeler, masa basindan dünyayi yönetmeye kalktilar… Sonra da yüzlerine gözlerine bulastirdilar… Karar mekanizmasi kendi ellerindeydi nasil olsa… Dünyanin en büyük lüksüne sahiplerdi… Ama onlar dünyanin kendisine de sahip olmak istediler…

***

Kukla olanlar görevlerini eksiksiz yerine getiriyor… Çünkü biliyorlar ki hareket etmelerini saglayan, ipler kesilince bocalayacaklar… Hayatlarinda tutunacak bir yer kalmayacak… Kuklalara her türlü imkân taniniyor, her türlü egitim veriliyor… Kukla hazir hale getirildiginde "Benim yerime dügmeye sen basiver" deniyor… Iste bu kadar! Hayat bu kadar ucuz artik… Savas baltasini parlatanlar, emellerine kavusuyorlar…

Ülke olarak yine derin bir aci sardi tüm benligimizi… Aglasak, bagirsak, haykirsak bir faydasi olur mu acaba? Ölüm sessizliginin tam ortasinda, bir çölde ilerliyoruz… Bagiriyoruz ama sesimiz çikmiyor… Söylemek istediklerimizi duyuramiyoruz… Kiniyoruz, lanet okuyoruz, yine de "bana misin?" demiyorlar… Hep bildiklerini okuyorlar… "Yeter artik!" diyoruz… Cevap gelmiyor… "Bitsin artik" diyoruz… Yine cevap yok…

Sesimizi duyan var mi acaba?

Sesimizin duyulmasi ve çöllerde gördügümüz seraplarin gerçek olmasi dilegiyle…

                                   ferdikurtbayram@gazetetrakya.com

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol