Bir insanin verdigi kararlar, sorumlu oldugu kisilerin gelecegini de büyük oranda etkiler. Bu kararin olumlu veya olumsuz etkilerinin getirecegi sonuçlar, sorumlu oldugu insanlarin yasam sartlari ile dogrudan iliskilidir.
Yüzyillardan beri siyasi liderler, iste böyle büyük bir sorumlulugu üstleniyorlar… Kimisi yanlis kararlar verdi, kimisi de dogru… Kimisi savas açti, "katil" dediler, kimisi baris yanlisi oldu, "korkak" dediler… Ama kisiligini katmadan, görüslerini yansitmadan, sadece toplumu gözeterek verilen kararlar, her zaman "dogru" olarak nitelendirildi.
"Toplum nasil mutlu olur?" "Kaos yaratmadan kararlari nasil vermeliyiz?" "Ülke en iyi nasil yönetilir?" "Makro ekonomi nasil gelistirilir?" gibi daha birçok soru, beyinlerde doludizgin gezerken, bunlara cevap verecek tek irade; Siyasi iradedir... (Aman ha, siyasi "idare" ile karistirmayin sakin! O Daha karisik bir konu)
***
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Kurtulus Savasi ile baslattigi milli mücadeleyi, hep bir adim öne tasimak için çaba sarf etti. Gelecegi gören bir lider olmasini saglayan tüm özellikleri sonuna kadar kullandi ve hedeflerini bir bir gerçeklestirdi.
Ülkenin yeni bir siyasi anlayisa sahip olmasi gerektigini çok önceleri de biliyor ve bunu degistirmek için kendisini gelistiriyor, güvendigi insanlara uyarilarda bulunuyordu. Cumhuriyet, ilke ve inkilâplar, devrimler… Ve daha sayamadigimiz birçok "degisim" Türkiye'yi gelecege oldukça "hizli" tasidi.
Hepimiz Atatürk'ü seviyoruz. (Bazilarimiz sever gibi görünse de) Iste böylesine bir liderin siyasi iradesinin gücünü tahmin edebiliyor musunuz? Verdigi kararlarin getirdigi sonuçlari hepimiz tarih kitaplarindan biliyor, görüyor ve hala yasiyoruz. Hatta aldigi bir kararin sonucunu bazilarimiz daha bugün kesfedebiliyor…
Ulu Önder'in verdigi kararlar sadece, ülkenin degil, tüm dünyanin akisini degistirdi… O'nun sayesinde herkes Türkiye'nin siyasi kimligini kabul etti.
***
Bugün bir ülkede, bir Basbakan toplumdan karsit tepkiler almasina ragmen, sadece kendi çikarlarini korumak adina baska bir ülkeye savas açiyorsa bu siyasi irade degil, iradesizliktir…
Amerika Birlesik Devletleri, zengin ekonomisi ve pek de parlak olmayan kisa tarihi ile nasil oluyor da "dünyanin süper gücü" yakistirmasini aliyor? Yoksa "firsatlar ülkesi", bir sekilde kendi firsatini yaratmak adina, savas çikarmayi göze aliyor da, zengin petrol yataklarini kucaklayarak mi "zengin" olmak istiyor?
Dünya sadece tek bir adamin kararini, gözleri "fal tasi" gibi açilmis haldeyken dinledi. Ve hiç kimse bir sey yapamadi… Karar çoktan verilmisti… Hayatlar yok oldu… Herkes elinde çerez tabagi ile televizyonda bombalama, savas ve ölüm haberlerini izledi. Peki sonuç ne? Siyasi irade(sizlik)nin getirdigi sonuç neyse o…
Eli kanli "Sam Amca" simdi ne yapiyor biliyor musunuz? Koltugu kaptirmamak için yeni yeni planlar üretmekle mesgul…
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol