Trakya'nin sihirli degnegi belki de onun elinde

HakanDedeoglu,milletvekili aday adayligi için karar sürecinde;
“Bölgenin sorunlariyla bogusan bir CHP üyesinin düsüncesi dikkate alinmalidir” 
Hakan Dedeoglu... Tüm Trakya’nin yakindan tanidigi bir isim olan Dedeoglu, uzun yillar bölgenin çevresi ve gelecegi için mücadele veren siki bir aktivist.  Haziran ayinda yapilacak olan genel seçimlerin rüzgarinin yavas yavas estirilmeye baslandigi su günlerde, büyük bir sürprizle karsimiza çikan Hakan Dedeoglu, belki de Trakya Bölgesi’nin kaderine gelmis geçmis en yogun olumlu etkiyi saglaaycak bir düsünce içerisine girdi ve milletvekilligine göz kirpti.
 Halen düsünce asamasinda oldugunu da altini çizerek belirten Dedeoglu, herseyden önce bölgenin kritik haritasini en iyi bilen isimlerin basinda gelmesi dolayisiyla, siyasi arenada en çok görünmek istenen bir kisilige ve profile sahip.
Çok uzun yillardir bölgenin içinde bulundugu canhiras tabloyu degistirebilme ugruna, büyük çabalar sarfeden, çevre için verdigi mücadelenin sahip oldugu ruh Dünya literatürlerinde yer alabilecek bir ölçekte olan Dedeoglu, halen net kararini vermese de milletvekilligi aday adayligina yönelik bazi degerlendirmeleri de kamuoyuyla paylasmayi uygun buldu.
Bu konudaki gelismeleri halen kendi içinde bir fikir telakkisi asamasinda tutan Dedeoglu, demokrasi üzerine, çesitli kanallardan ve farkli bakis açilarindan birçok tartismanin yillardan beri sürdürülmekteoldugunu kaydederek sunlari söyledi:
Partiler, daginik fikirleri toplayarak, iktidara yansitmak için bir araçtir
“Bu tartismalarin birçogunun haklilik payi da vardir. Ancak demokrasi, halk iradesinin siyasi iktidara yansidigi bir yönetim anlayisinin ifadesiyse, çogulcu olmalidir. Eksikleri giderilmis bir seçim sistemi ile siyasi partiler bunun için önemli birer araçtir. Siyasi partiler, toplum içinde daginik halde bulunan fikirlerin ifade edilmesinin, seçim sistemi de bu fikirlerin iktidara yansitilmasinin araçlaridir. Bu nedenle sürecin en dogru sekilde gerçeklesmesinin yollari aranmalidir. Parti içi demokrasiyi mümkün kilmak bunun için bir adimdir; diger adim da seçim kanununun degistirilmesidir.”
Milletvekilini dogrudan halkin seçmesi tüm yöntemlerden daha degerlidir
Milletvekili adaylarinin belirlenmesi hususunda gerek delege veya üye bazinda ön seçimin, gerekse merkez yoklamasinin birtakim sakincalarinin oldugunu anlatan Hakan Dedeoglu, milletvekilini dogrudan halkin seçmesinin tüm bu yöntemlerden çok daha degerli oldugunu söyledi ve “Ancak bu, su anda mümkün gözükmemektedir. Mevcut yöntemler arasinda, üye bazinda bir önseçim, içinde bulundugumuz süreci asabilmemiz noktasinda önem arz etmektedir” dedi.
Büyüksehirde insanlar birbirlerinden kopuk yasamaktayken, Lüleburgaz gibi etkilesimin hala yüksek oldugu sehirlerde insanlarin gelismelerin daha çok farkinda olduguna dikkat çeken Dedeoglu, açiklamasina su cümlelerle devam etti:
Dogru ve adil temsiliyet, bölge sorunlarina vakif kisilerle olur
“Bu farkindaligin demokratik katilima yansitilmasi mecliste dogru ve adil temsiliyet açisindan gereklidir. Dogru ve adil temsiliyet, bölgenin sorunlarini bilen ve daha da önemlisi bu sorunlara çözüm üretebilen kisilerle mümkün olabilir. Bölgede yasayan, türlü sorunlarla bogusan ve gelecege dair kaygilari olan Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin ne düsündügü, bu açidan dikkate alinmalidir. Milletvekilini dogrudan halkin seçmesi ideal olandir; üye bazinda önseçim ise sonraki dönemlerde dogrudan halk seçimini mümkün kilacak yolu açmasi ve CHP'nin dürüstlük ve adalet temelinde siyaset yapmasi açisindan benimsenmelidir. Ancak bu sekilde kamu çikarinin sahiplenilmesinin mümkün olacagi kanaatindeyim.”
Dedeoglu, seçim bölgelerinde milletvekilli adaylarinin seçimine dair yöntemin belirlenmesi görevinin, Parti Tüzügüne göre Parti Meclisi’ne ait oldugunu hatirlatti ve su ifadelerde bulundu:
Artik kaybedecek zamanimiz kalmadi
“Bu nedenle, Parti Meclisi, ilgili bölgenin hassasiyetlerini dikkate alarak CHP ve ülke siyaseti için ideal olan neyse onu yapacaktir. Önümüzdeki süreçle ilgili olarak, halk iktidari yolunda gerekli sartlarin olusmakta oldugunu gözlemlemekteyim. Bu açidan, aday adayligim konusunda gelismeleri degerlendirmekteyim. Umarim bölgemiz ve ülkemiz için dogru adimlarin atilacagi bir süreç olur. Çünkü artik kaybedecek zamanimiz kalmadi.”
Hakan Dedeoglu kimdir?
13 Åzubat 1959 yilinda Lüleburgaz’da dogdu. Ilk, orta ve lise ögrenimini Lüleburgaz’da tamamladiktan sonra 1977 yilinda Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlik Fakültesi’ne girdi. 1982 yilinda Iç Mimarlik ve Endüstri Ürünleri Tasarimi Bölümü’nden mezun oldu. Ayni yil evlenerek askerlik görevini yapmak üzere Kibris'ta bulundu. Esi, Nevin Dedeoglu, Istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümü mezunu olup halen Lüleburgaz'da Edebiyat Ögretmenligi yapmaktadir. Bir erkek bir kiz iki çocuk sahibidirler. 1985 yilinda basladigi aktif siyaset yasamina, 1993-94 yillarinda Cumhuriyet Halk Partisi Ilçe Yönetimi ile devam etmistir. 1995 yilinda Atatürkçü Düsünce Dernegi'nin Lüleburgaz Åzubesi kuruculugunu ve ardindan iki dönem baskanligini yaptiktan sonra, ADD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi olarak Trakya Esgüdüm Sorumlulugu görevini yürütmüstür. 17 yildir TEMA Vakfi Lüleburgaz  Temsilcisi olarak Trakya’nin maruz kaldigi çevre sorunlariyla mücadele etmektedir. Bunlarin yani sira 26 yildir ticaretle ugrasmaktadir.

Yorum Yazın

Bu Habere Henüz Yorum Yapılmadı. İlk Sen Ol