"Yeni MHP" oluşturma sevdalılarına geçit vermeyeceğiz

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Mevlüt Karakaya dün Kırklareli'ndeydi. Saat 18.30'da parti binasına gelen Karakaya, 4 Kasım 2012'de yapılana kurultay öncesinde teşkilatlar içerisinde bir istişare toplantısı yapmak üzere Kırklareli'nde bulunduğunu kaydetti. İl Başkanı Şaban Savaşan, Merkez İlçe Başkanı Kürşad Yamaner ve çok sayıda partili, ziyarete katılım gösterdi. 

Ada Restaurant'da basına kapalı gerçekleşen toplantı öncesinde bir açıklama yapana Karakaya, gündemdeki terör olaylarını değerlendirdi ve tek çözümün Kandil'e bayrak dikmek olduğunu, iktidarın bunu yapmaya karar vermesi halinde, ülkücülerin de iktidara destek vereceğini söyledi.
Karakaya şunları kaydetti;
"Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, bugün terör ülkenin en önemli sorunu haline gelmiştir. Gün geçmiyor ki yurdun herhangi bir köşesinden bir şehit, yaralı veya saldırı haberi gelmesin. Terör asker-sivil gözetmeksin bulduğu her ortamı kan gölü haline getirmeye devam ediyor. Bir naaş kalkmadan yenileri gelmektedir. Önceki gün Şemdinli'den 2 şehit, dün Çukurca'dan 4 şehit haberi gelmişti. Bugün de kara haber Bingöl'den geldi. Polis servis aracına yapılan mayınlı saldırı sonucunda 8 polisimizi şehit verdik. 7 polisimiz de yaralandı. Şehitlerimize Allah'tan rahmet dilerken yakınlarına da sabır diliyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir sözümüz var o da; Kandile Türk Bayrağını dikme iradesini gösteremeyen bir iktidar istemiyoruz.
Ülkemiz, çok önemli sorun ve risklerle karşı karşıya bulunmaktadır. Bunun yegâne sorumlusu tek başına 10 yıldır ülkeyi yöneten AKP hükümetleridir. Uyguladıkları yanlış, yanlı ve Türk Milleti karşıtı politikalarla ülkemizi adeta uçurumun kenarına getirmişlerdir. AKP hükümetleri ülkeyi; siyasal anlamda BOP"; ekonomik anlamda da "Borç"; tuzağına düşürmüşlerdir.
Büyük Ortadoğu Projesi-BOP'un hedefleri arasındaki 22 ülkenin sınır veya rejim değişikliği hepimizin malumudur. Irak, Suriye, Iran ve Türkiye'den koparılacak toprak parçalarıyla kurulması planlanan ABD-İsrail Güdümlü Kürdistan ve bölge ülkeleri için bir rol-model oluşturma yönünde muhtemel bir rejim değişikliği bu projenin bizi ilgilendiren en tehlikeli taraflarıydı. AKP hükümetleri bu tehlikeleri görmek bir yana dursun, bundan faydalanacaklarını umuyorlardı. Bu proje konusunda çok önceden ikna edilmiş olan Başbakan, Diyarbakır'ı yıldız yapmayı, terörü yok etmeyi, bölgesel güç olmayı umuyordu. Bu nedenle de, BOP eş başkanlarından birisi olduğunu, bulduğu her ortam ve fırsatta böbürlenerek söylüyordu. Bugün gelinen noktada, Başbakan BOP'a hiçbir zaman eş başkan olmadığını söylemekte ve inkâr etmektedir. Başbakan ne kadar inkar ederse etsin, AKP BOP'un bir parçası hatta çıktısıdır. Kendisi bizatihi bir BOP projesidir. Yakın siyasi geçmişimizi anlamanın ve sağlıklı değerlendirmelerde bulunmanın yolu bu projeyi ve bu proje içerisinde AKP'ye verilen rolü iyi anlamaktan geçer.
AKP iktidarında ikinci önemli tuzak da vatandaşın borçlandırılması şeklinde tezahür etmiştir. Bu dönemde vatandaş gırtlağına kadar borçlandırılmıştır. Uygulanan ekonomi politikaları vatandaşı borç tuzağına düşürmüştür. Borçlanarak tüketme alışkanlığının oluşturulduğu dönemde zaten düşük olan hane halkı tasarrufları yarı yarıya azalmıştır. Genel seçimlerde istikrar sürsün borcun dursun diyerek aba altından sopa gösterilmiştir. Bugün bankalara borcu olmayan bir tek vatandaş kalmamıştır. Hiç borcum yok diyenin en az iki aylık geliri karşılığında kredi kartı borcu vardır.
AKP iktidara geldiğinde bankalara olan kredi borcu 40 milyar TL civarlarındaydı. Bugün bankalara olan kredi borcu 750 milyar TL'leri bulmuştur. Vatandaş olarak bakacak olursak; vatandaşın 2002 yılında TOKİ ve bankalara toplam 6,7 milyar TL borcu vardı. Bugün ise >bu borç 252 milyar TL'ye ulaşmıştır. Yani vatandaş 10 yıllık AKP iktidarında 38 kat daha borçlanmıştır. Peki, vatandaşın geliri de aynı düzeyde arttı mı? Hayır, vatandaşın aynı dönemde geliri 3,4 kat arttı. 4 kat dahi değil. 2002 yılında vatandaşın gelirinin %5'i borcuna giderken bugün %52'i gitmektedir. 4 Kasım 2012 tarihinde Ankara Arena Spor Salonu'nda 10. Büyük Olağan Kurultayımızı gerçekleştireceğiz. Bunun hazırlıkları yoğun bir biçimde devam etmektedir. Biz Milliyetçi Hareket Partililer durduğumuz yerin de karşımızdakilerin de farkındayız. Türk Milliyetçiliğini siyasi proje haline getirmiş yegâne siyasi bir hareket olarak, üzerimizde oynanan oyunların da idrakindeyiz. Ömründe MHP'ye oy vermediği ve hiçbir şart altında oy vermeyi de düşünmediği halde yeni MHP oluşturma adına tasarımcılığa soyunanları da görmezlikten gelemeyiz. Biz ne Türk Milleti sevdamızdan vazgeçeceğiz ne de "Yeni MHP" oluşturma sevdalılarına geçit vereceğiz.
Büyük Kurultayımız, Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin başkanlığında Milliyetçi Hareket'in tek başına iktidara yürüyüşünün nişanesi olacaktır. Milliyetçi-ülkücü camiaya tek başına iktidar olunabileceği vizyonunu aşılayan bir lider, inanıyorum ki Allah'ın izni sizlerin yardım ve desteğiyle tek başına iktidarı da gerçekleştirecektir."
Yapılan basın toplantısının ardından İl Teşkilatının ve belde belediye başkanlarının katılımıyla Ada Restaurant'da basına kapalı bir toplantı gerçekleştirildi. 

Yorum Yazın

Yapılan Yorumlar

  1. aslında iyi olurdu